Reform Süreci
Habsburg yönetiminde Kutsal Roma İmparatorluğu, en karanlık
dönemlerinden biri olan büyük bir dini çatışma dönemi yaşadı. Kuzeydeki Protestan Reformu,1517'de Martin Luther'in resmi olarak Papa'ya
karşı çıkması ve Batı Hristiyanlığını parçalaması sonucu ortaya çıktı. Birçok
şehir koyu Katolik Habsburglara direnmek için bu fırsatı kaçırmadı. Kilise
meselelerindeki bu tektonik değişimden faydalanarak Reform'un yanında yer
almışlar ve bu da Reform'a ani ve ateşleyici bir siyasi boyut kazandırmıştı.
Renanya, Bohemya, Avusturya ve Alman topraklarının güneyi çoğunlukla Katolik
kalırken, kuzeyi Strasbourg ve Frankfurt gibi şehirler Protestanlığın kaleleri
haline gelmişti.
Bu süreçte, İmparator V. Charles (1519-1556)
Fransızlarla ve artık Balkanlarda Bizanslıların yerini alan ve resmen imparatorluğun
dışında olsa da Habsburg toprağı olan Macaristan'ı hedef alan Türklerle
mücadele ediyordu. Tüm bu işlerin üstesinden gelmeye çalışsa da, 1555'te bitap
düşen V. Charles Protestanların taleplerine boyun eğmiş ve kısa bir süre sonra
tahttan çekilmişti. O andan itibaren, Saksonya Dükü ya da Bohemya Kralı gibi
bir "üye devletin" efendisi, topraklarının Katolik ya da Protestan
kalıp kalmamasına karar verebiliyordu. İmparatorun kendi toprakları dışındaki
dini meselelerden uzak durması yönünde anlaşmaya varılmıştı. Bu durum Kutsal
Roma İmparatorluğu'na 16. yüzyılın geri kalanı için biraz huzursuz ama oldukça
istikrarlı bir temel sağlamıştı. Ancak imparatorluk gücündeki bu düşüş bir kez
daha aleni çatışmalara yol açan bir güç boşluğu yaratmıştı.
Protestanlık yayılmaya devam ederken, Bohemya Krallığı yavaş ama
istikrarlı bir şekilde yeni mezhebe geçiyordu. Krallık o dönemde Habsburg
yönetimi altındaydı. 1618'de Bohemya soyluları ayaklanmış ve Bohemya Kralı II.
Ferdinand'ı tahttan indirmişti. Tacı Protestan bir adaya teklif etmişlerdi.
Kutsal Roma İmparatoru II. Ferdinand (1619-1637) kırgın ve mahcuptu. Duruma
misilleme için yaptığı seferle, Otuz Yıl Savaşları olarak
adlandırılan uzun ve çetin bir çatışmayı başlattı.
Başlangıçta, imparatorluk yanlıları kısa süre içinde Bohemya'nın
kontrolünü yeniden ele geçirdiler. İmparator Protestan rakibini ortadan kaldırıp
bir kez daha Bohemya kralı oldu. Ancak V. Charles'ın 1555'te imzaladığı anlaşma
nedeniyle, imparatorun kendi topraklarına yoğunlaşması ve diğer bölgelere
müdahale etmemesi gerekiyordu. İmparatorun Bohemya'nın dini işlerine müdahale
etmesi, 17. yüzyılın hararetli atmosferinde Habsburgların yetkilerini aşması
olarak yorumlandı. Sonuç olarak, Holstein dükü –hem de Danimarka kralıdır-
isyan etmiş ve birkaç yıl boyunca imparatorla savaşmıştır. Nihayetinde yenilmiş
ve artan Habsburg etkisiyse diğerlerini korkutmuştu. Danimarka döneminden sonra,
Kuzey Almanya'daki Protestan davasını kuvvetlendirme sırası İsveç'e gelmişti.
İsveç kralı uzun yıllar imparatora karşı savaşmış ve büyük zaferler kazanmıştı
ancak 1632'deki bir savaşta katledilmişti.
Sonuç itibariyle Habsburg'un ihtiraslarını her zaman kıskançlıkla
engellemeye çalışan Fransızların da artık çatışmaya doğrudan müdahale etmekten
başka çaresi kalmamıştı. Çatışmaların çoğu Alman topraklarında gerçekleşmiş ve
on yıllar boyunca aralıklarla devam eden savaşlar ülkeyi harap etmişti ve
çatışma uzadıkça imparatorluğun konumu da zayıflıyordu. Protestan prenslerin iç
direnişi ile Danimarka, İsveç ve Fransız güçlerinin müdahalelerinin birleşimi
Habsburglar için başa çıkılamayacak bir hal almıştı. 1648 yılında, uzun süren
müzakerelerin ardından kapsamlı bir barış antlaşmasına varıldı. Vestfalya
Antlaşması, Avrupa tarihinin en ölümcül, yıkıcı ve felaketle sonuçlanan 30 ve
80 yıl (Hollanda ile İspanya arasındaki) savaşlarını nihayet sona erdirmişti.
Böylelikle Kutsal Roma İmparatorluğu'na hem dini hem de seküler anlamda barış
tekrar hakim olmuş oldu.
Gerileme Dönemi
Vestfalya Antlaşması'ndan sonra ensest Habsburglar, Kutsal Roma
İmparatorluğu makamında kalmaya devam ettiler. Ancak güçleri giderek Avusturya,
Bohemya ve Macaristan topraklarıyla sınırlanmıştı. Viyana'da, 1683'te
Polonya'nın yardımıyla Orta Avrupa'ya yönelik büyük bir Osmanlı saldırısını
engellemişler ve bu güç tabanıyla Fransa'nın yükselişini engellemeye çalıştılar.
Kutsal Roma İmparatorları, Fransa Kralı 14. Louis (1643-1715) doğu sınırlarını
Ren nehrine kadar genişletmeyi başardığında bu hedeflerinde kesin olarak
başarısız oldular. Fransızlar her ne kadar tehditkâr görünse de, Habsburg
otoritesine yönelik bir sonraki büyük meydan okuma Paris'ten değil bir kez daha
Kutsal Roma İmparatorluğu'nun içinde yeşerecekti.
Bu yıllarda Brandenburg Uçbeyliğini yöneten
Hohenzollern hanedanı bu devleti genişleterek Prusya Krallığı'na dönüştürmüştü.
Bu durum çoğunlukla imparatorların isteksiz onaylarıyla gerçekleşmiş olsa da,
1740 yılında Prusya kralı Habsburg'un en zengin ve verimli topraklarından biri
olan Silezya'ya hızlı bir işgal başlatmıştı. Habsburgların karşı saldırısı
tamamen başarısız olmasa da imparator bu eyaleti Prusya’ya bırakmak zorunda
kalmıştı. Avusturya ve Prusya arasındaki çatışma uzun süre devam edecek ve MS
19. yüzyıldaki ilk Alman ulusal birlikteliğinde önemli bir rol oynayacaktı.
Ancak bu gerçekleşmeden önce Kutsal Roma İmparatorluğu çoktan tarihe karışacaktı.
1800'ler civarında batıdan gelen ebedi tehdit,
yani Fransızlar yepyeni bir şekle bürünmüştü. Önce devrimci ordular şeklinde,
daha sonra Napolyon Bonapart'ın (1769-1821) liderliğinde Fransa eşi benzeri
görülmemiş bir başarıyla doğuya ilerliyordu. Napolyon 1805'te Kutsal Roma
İmparatoru'nu öylesine ezici bir yenilgiye uğratmıştı ki, kendi Habsburg
toprakları dışında otoritesi sona ermişti. Ertesi yıl Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu
resmen dağılırken, Fransızlar Alman devletlerinin çoğunu Ren Konfederasyonu
adlı uydu devletlerinde yeniden örgütlemişti. Napolyon kesin olarak yenildikten
sonra da konfederasyon fikri yürürlükteydi, Prusya ve tüm Alman devletleri yeni
Alman Konfederasyonuna katılmışlardı. Avusturya ve Habsburglar, Prusya'nın
genişlemesiyle bu planın dışında kaldılar. Üye devletlerden oluşan bu
ittifaktan modern Almanya ortaya çıktı. Viyana'da Habsburg ailesi
Avusturya-Macaristan’da iktidara tutunmuş ve I. Dünya Savaşı’nda (1914-1918) parçalanmıştı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder